sezgi-on okuma (Aug. 2015) - Page 15

yordum. Bunu fark ederek beni ayaklarımı yerden kesen bir kucaklama için durdurdu. “Ve sonra aşk var,” dedi sevgiyle dolu yumuşak bir sesle. “Gerçekten varlığına inanmadığım bir duyguydu. Ancak gerçek ve bir adı var ve onun adı Evie.” Bana daha da sıkı sarıldı. “Ve onsuz yaşayamam. Onu bulduktan sonra olmaz. Bu yüzden bana geri dönmeni sağlamak için ne yapmam gerekiyor, onu söyle ve ben de yapayım.” Kollarımı Reed’in boynuna sıkıca doladım. Ona sokulurken bana ne ifade ettiğini bilmesi için söylemem gereken kelimeleri oluşturmaya çabaladım. “Senin ve kalbimi duyabilme şeklin hakkında bol bol düşündüm. Sana şarkı söylediğini belirtmiştin, aynı Sirenlerin denizcileri çağırdığı gibi. Yapayalnız yüreğinle dinlediğin için sana şarkı söylediğini ve sana ait olduğu için de seni çağırdığını düşünüyorum. Hâlâ buradayım… Sen olmasaydın pes ederdim. Sen benim hayatta olma sebebimsin. Sadece dayımı özlüyorum,” dedim, sonra boğazımdaki yumruyu yok etmek için serçe yutkundum. “Yardımcı olacağım ve Buns da döndü. O ne yapılması gerektiğini bilir. Ölüm melekleri Buns ve Brownie hakkında hatalıydım. Onlar sana iyi geliyor,” dedikten sonra beni yere bıraktı. “Hayır, sen bana iyi geliyorsun,” diyerek elini tuttum ve sonra evine doğru yürüdüm. Ve ben de bundan sonra senin için en iyisi olmaya çabalayacağım, diyerek kendime söz verdim. Beni keder içinde boğulurken izlemenin ona verdiği acının farkına varmıştım. Reed’in evine geri döndüğümüzde, Buns çoktan oyun odasında internetten siteleri araştırıyordu. “Ah, tatlım! Yarın Chicago’da birkaç parti veriliyormuş! Navy Pier’da bir tane var! Dokuz farklı DJ ağırlıyorlar ve gece yarısında havai fişek gösterisi varmış. Evie, sana hiç Song Hanedanı’nın dokuzuncu yüzyılda fırlattığı havai fişekleri anlatmış mıydım? 19