nisan2019 nisan2019 - Page 26

Gülden Bayraktar Kutlu zamanların içerisindeyiz. Rahmet rüzgarlarının sağanak sağanak üzerimize yağdığı bu günlerde, Râbbülaleminin her gün farklı bir ikramı ile karşılaşıyoruz. Zaman içerisinde kıymetli zamanlar bahşediyor bize, ömrümüz bereketlensin diye. Gün içinde yanlışa düşüyoruz. Akşamına değin mühlet veriyor sol yanımızdaki yazıcı meleğe olur da hatamızı farkeder. Döneriz yüzümüzü doğruya diye. Bu yetmiyor bize gün akşamına değiyor, eksiklerimizle, hatalarımızla birlikte. Günlerden "Cuma" ikram oluyor o vakit, hadi artık farkına var seni affedeyim diye. Cuma da geçip gidiyor ömrümüzden, sıradanlaştırıyoruz. Mahsun oluyor cumalar geçip giderken. Sonra rahmet ayları geliyor ardı ardına, bize rağmen bize yol göstersin diye. İlkbahar hevesiyle karşılıyoruz bu güzellikleri, söz veriyoruz her halimize dikkat edeceğiz. Hak'tan yüzümüzü çevirmeyeceğiz diye... Bir iki gün derken yine eksiler yazılmaya başlıyor hanemize, dökülmeye başlıyor güçlükle biriktirdiğimiz bir kaç güzellikte elimizden. Mahcup oluyoruz verdiğimiz sözlere, boynumuz bükülüyor. Rabbimiz yetişiyor yine ikramlarla güzelliklerle tutuyor ellerimizden. Rahmet aylarının hakkını verelim, bizden memnun gitsinler diye kandiller yakıyor önümüze. Hepsi birbirinden kıymetli, hepsi birbirinden güzel hediyelerle hanemizi şenlendiriyorlar. Regaible yanmaya başlayan ilk kandil, Miraçla kulu Rabbine yaklaştıracak yolların ışığı oluyor. Ardından "Leyletül Berât" geliyor. Ramazanı şerife girmeden önce son kandil, son durak... Bu gece için denilir ki; yeryüzündeki müslümanların nasıl bayramı varsa, göklerde meleklerin de iki bayram gecesi vardır. Biri şaban ayının on beşinci gecesi berât gecesi diğeri ise kadir gecesidir. Bu gece yıl içinde işlenen cümle günahlara kefaret gecesidir der; yine büyüklerimiz. Bu gece Râbbülaleminin isteyen yok mu vereyim diye fecir doğana kadar davetine devam ettiği gecedir. 26