Natura May- June 2014 - Page 72

Projeler/Projects: İstanbul üzere taş uygulamalarını öngörüyor. Bu mimari, farklı malzemelerle yapının morfolojisindeki ana elemanları ayrıştırması ve yapıya karakter kazandırmasıyla öne çıkıyor. İstanbul’un Büyükçekmece banliyösünde yer alan cami seyrek yapılı kent ortamında, bir dizi sitenin bitişiğinde yer alıyor. Cami, standart cami mimarisinden farklı olacak ve bölgenin tepelik topografyasına uyum sağlayacak şekilde tasarlanmış. İstanbul’un bu bölgesi, pek çok yeni inşaat alanı gibi oldukça özelliksiz bir yer. Bu açıdan caminin mimarisi hem bölge ve İstanbul kentselliği üzerine, hem de dini mimari üzerine getirdiği yorumla daha da anlam kazanıyor. Daha da önemlisi, geleneksel cami mimarisinin temellerini ve süsleme unsurlarını modern dönemde örneklerini göremediğimiz şekilde yeniden yorumluyor. Modern dönem Türkiye’sinde dini mimarinin örneklerine baktığımızda, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra bu tipolojilerin mimarlar tarafından çokça gözardı edilmesiyle, pek de geliştirilmediğini görüyoruz. Yeni camilere ihtiyaç duyulduğunda bu yapılar çoğunlukla Osmanlı ve Selçuk mimari prototiplerinin dönüşümleri olarak inşa edildiler. Sancaklar Camisi’nin tasarım sürecinde mimarlar kendilerini form üzerine 72 NATURA • MAYIS - HAZİRAN 2014 / MAY - JUNE 2014 Su, alan ve ışıkla caminin ruhani doğasını vurgulayan etkileyici bir ortam yaratılıyor. Water, space and lighting provide ambient atmospheric effects highlighting the spiritual nature of the Mosque. the application of stone to distinguish various volumes of the building in what we can label as a strategy of “material morphology”. This architecture is characterized by the use of individual materials to give character and distinguish key elements in a building’s morphology. Located in Büyükçekmece, one of the new suburban neighborhoods in the outskirts of Istanbul, the Sancaklar Mosque is adjacent to a series of gated residential communities in a low-density urban environment. The Mosque is hidden from view as it departs from the standard mosque architecture to blend in with the topography of the rolling hills of the area. This part of Istanbul like so many of the new construction in the outskirts of the city is fairly undistinguished. In this way the Mosque’s architecture takes on extra meaning not only as a comment on the area and Istanbul urbanism today but also as religious architecture. More so it creatively reinterprets the fundamentals and ornamental aspects of traditional mosque architecture that has lacked for any advanced examples in the modern period. Looking back to historical examples for religious architecture in the modern era in Turkey it was not possible for the architects to extend these typologies such that they were largely ignored by Turkish architects after the establishment of the Turkish Republic. When new mosques were needed they were mostly constructed based on transformations of Ottoman and Seljuk architectural prototypes. In addressing this history, the design process leading to the Sancaklar Mosque the architects noted that their designs aim to address the fundamental issues of mosque architecture by distancing themselves from the architectural discussions based on form to instead concentrate only on the essence of religious space.