Natura May- June 2014 - Page 47

kullanımı ısı kontrolünü destekliyor. Giden yolcu salonuna viyadükten bağlanılıyor; açık otoparktan araçla ve viyadük üzerinde yer alan iki kuleden erişim sağlanıyor. Viyadükün geniş kolon aksları iç mekanlara gün ışığı alımını engellemiyor; kolonlardan arındırılmış geniş bir açıklık görüntünün kesintisiz olmasını sağlıyor. Çatı makaslarını ve çatıyı taşıyan çelik kolonlar binanın ana strüktürünü oluşturuyor, dolayısıyla iç mekanda minimum kolon kullanımı ile kesintisiz ve ferah alanlar elde ediliyor. Cepheyi taşıyan sistemin çatıyı taşıdığı uygulama ve teknolojinin sağladığı olanaklarla kolon sayısı minimize ediliyor. Estetik kaygı ile brüt beton olarak bırakılan taşıyıcı kolonların sık olmaması ile sağlanan genişlik duygusu, yüksek ve içeri gün ışığı alan tavan uygulamasıyla yolcuların en sıkıntılı olduğu arama ve pasaport kontrol noktalarında dahi yolculuk gerginliğini hafifletmeyi hedefliyor.  Tasarımı Tabanlıoğlu tarafından yapılan, saz şeklinde alüminyum çubukların biraraya gelmesinden oluşan asma tavan uygulaması dokuma tezgahı görüntüsüyle yerel çağrışımlara gönderme yaparken, dört farklı modülün HAVALİMANININ BÜTÜNCÜL ETKİSİNİ VE YER İLE İLİŞKİSİNİ, ŞEFFAF CEPHELER VE YİNE CEPHEDE YER ALAN AFYON’DAN ÇIKARILAN DOĞAL MERMER SAĞLIYOR. THE OVERALL EFFECT OF THE BUILDING IS ENHANCED BY THE TRANSPARENT FACADES AND EXTERIOR WALLS MADE OF LOCAL GREY STRIPED MARBLE FROM AFYON, TURKEY. the air side, the use of serigraphic glass allows daylight in a more controlled manner supporting the general climactic control of the building. The architecture of the terminal is based on construction in steel and glass that generates space and light. This experience is initially felt by passengers in the entrance scheme for the building as they reach the departure hall using a pedestrian bridge with direct access from the open car park via two towers. Once inside the wide column shafts allow daylight to diffuse into interiors where a wide-open space free of columns enables unobstructed view. Steel columns that carry the roof trusses and the roof form the main structure of the building minimizing the use of columns in the interiors providing uninterrupted and spacious concourse zones. Load bearing columns left as exposed concrete for aesthetic purposes are visually prominent generating a feeling of solidity within the steel structure. The sense of visual variety created by the minimal use of columns supported by the high ceilings and optimized daylight reduces the tension of journeys in stress inducing areas such as the security search and passport check points. Local elements, material morphologies The architects made an effort to connect their modernist architecture to local features. The unique pattern of the suspended ceiling designed by Tabanlioglu Architects consists of aluminum rods in the shape of reeds that refers to the local weaving craft of the region. This lightweight aluminum texture of the ceiling hides mechanical systems such as ventilation, electricity, fire sprinklers and lighting while allowing for easy maintenance. A reference to the sea around Bodrum is achieved through the deep blue colors MAYIS - HAZİRAN 2014 / MAY - JUNE 2014 • NATURA 47