Kredi Dünyası Issue 1 Volume 7 - Ağustos 2019 - Page 52

Finansal kurumlar ve bankalar, küçük işletmelerin karşılaştığı yönetim, planlama, nakite ulaşabilme gibi sorunları bulmakta çok maharetliler.

Bu problemlerin üstesinden gelebilmek için, küçük işletmeler bir nevi check-up’tan geçmeleri gerekiyor.

Amerika’da küçük işletmeler 68 milyon kişiye istihdam sağlamakta. Yani, küçük işletmeler milyonlarca aileye gelir ortamı sağlarken, aynı zamanda Amerika’nın bel kemiğini oluşturuyor.

Bu yüzden de, küçük işletmeler sağlıklı ve aktif olmak zorunda.

Küçük işletmelerin sağlıklı bir yapıya sahip olması için karlılık şartı aranmaz.

Karlılık ve uzun dönem gelişim göstermesi daha önemlidir. Bir küçük işletme finansal olarak sağlıklı durumdaysa, başarılı olma ve büyüme ihtimali çok yüksek olur.

Firma sahibi ve küçük işletmenin finansal olarak sağlıklı olma durumları içiçedir.

Küçük işletmelerin çoğu firma sahibinin kontrolündedir ve finansal olarak kişisel ve firma hesapları birbirleriyle bağlantılıdır. Para, kişisel ve firma hesapları arasında gidip gelebilir.

Bu birbiriyle çok yakın ilişkiden dolayı, finans kurumları ve bankalar, çoğunlukla firma sahibinin kredi skorunu kendisine baz olarak alır.

Bu girişten sonra, bir küçük işletmenin sağlıklı olup olmaması için geçerli kriterlerden bahsedelim biraz.

1. Finansal yükümlülüklerini yerine getiriyor mu?

Bir firma, banka hesaplarında hiç eksiye düşmemişse, çalıştığı firmalara ödemelerini zamanında yapıyorsa ve aleyhine herhangi bir mahkeme kararı veya vergi borcu görünmüyorsa, finansal yükümlülüklerini yerine getiriyor demektir.

Bu firma faturalarını, çalışanların maaşını, vergilerini ve diğer yükümlülüklerini ödeyebilir.

2. Yeterince Nakit rezervi var mı?

Bir firma bütün gelirlerini kaybettikten sonra, kasadaki nakitle ne kadar zaman ayakta durabilir? Firmada 3 aydan 12 aya kadar nakit rezervi varsa, bu firma oluşabilecek beklenmeyen durumlara karşı sağlıklı bir firmadır.