Kaybolan Defterler / zine 8.Sayı: Masal | Page 12

Ruj, Rimel ve İrin _ AHMET GECE Masa örtüsünün üstünde tütün kırıntıları Nerde ekmek, nerde yemek İpini sıkıca tutuyorsun hala içindeki acılı küheylanın Anın nutku gevşek, gövdendeki mor sancılardan- - Kurtulmak için Bütün katalogları taradın Beyaz bir abajur beğendin, gözündeki karanlık için Kızıl yakuttan bir bileklik, sessiz ellerin Süt boynunda kara bir gerdanlık Soluk benizli bir adam hala seni izliyor Bütün katalogları taradın Sakat ruhunu oturtacak bir iskemle bulamadın. İşittin akarsuların senden habersiz de aktığını İşittin ama kimseler söylemeden Gördün hiçbirilerinin bulanık bir sıvıyı gürültüyle tükettiğini Gördün ama bir it gibi yakana yapıştığını Apaçık, ulu orta, göz göre göre tanığısın hayatın Yaşın, acının tarihiyle bir Acılardan döndüğünde evde kimseyi bulamazsan Bil ki evdekiler acıya varmıştır. Ev dediğin ilmek ilmek sökülmüş nakıştır Gece, tutmazsa seni uykusu kaçmış gözlerinden Tütün kırıntılarına dön Dön ki bir bütün bahçeleri yak, yabani bitkilerle dolu Sigaranı ateşlerken Sen ki telaşlı entarinle sokağa indiğin vakit Makine hükmünü kaybeder olur Göğsün dizginlenmiş nal seslerine tok Tek değilsin binlerce dişli ve çark Onları gark ettiren görüntüye şahit. Uyumsuzluğun ahengi nüksettiği zaman müzikteki melankoliye Rujlar ve rimeller birer irin gibi akacak. Ve o zaman anlayacaksın Karınca yuvalarını kapatan çocuğun sen olduğunu GIORGIA NAPOLETANO 6