KAPALI KAPILAR ARDINDAN Jul. 2014 | Page 2

Yoldaşlarımıza... Türkiye’de ve dünyada bir değişim yaşanıyor. Emperyalizm kriz içinde... Bu kriz, 11. Kongre’de ve 2013 yılının Konferans metninde tespit edilmiş; iktisadi, siyasi ve ideolojik bütünlüğü olan bir olgudur. Türkiye de bu krizin yoğunlaştığı ülkelerden biri... TKP bu krizi, 2007’den başlayarak kongre-konferans metinleri ve ürettiği belgelerle adım adım izlemiştir. 2009’da TEKEL Direnişi’yle başlayan ve Haziran Direnişi’yle milyonları kapsayan halk hareketleri İkinci Cumhuriyet’in başarısızlığını kanıtlayan bir sürecin önemli uğrak noktalarıdır. Halkın siyasete dahil olmaya başlaması, liberal-dinci ideolojinin zayıflaması, AKP’nin bir resmi ideolojiye sahip olamaması gibi faktörler de hesa- ba katıldığında 12 Eylül 1980’le açılan bir dönemin kapandığı açıkça görülmüştür. Uzun 12 Eylül döneminin kapanması, yeni bir tarihsel dönemin açıldığını veya açılmakta olduğunu gösterir. TKP bu yeni durumu içselleştirmek; örgüt-siyaset bütünlüğünü tam da bu noktadan yeniden üretmek gibi tarihsel bir görevle karşı karşıyadır. Bu tablo karşısında, partimizin görevleri ve hedefleri konusunda yaşanan tartışmalar, ne yazık ki parti kurullarımız içerisinde, birlik ve bütünlük zemininde yürütülememiştir. Hiçbir TKP üyesinin şu anda gündemde olan 2 kongre gerçekliğini içine sindiremediğinin farkındayız. Ancak partimizin bu sorunları aşacak birikime ve cesarete sahip olduğunun da bilincindeyiz. Yoldaşa Mektup, kongreye gittiğimiz bu süreçte, tüm yoldaşlarımıza sesleneceğimiz, ayrıca her bir yoldaşımızın katkı ve değerlendirmesine açık bir platform olacaktır. Periyodik düzen kaygısı gütmeyecek olan Yoldaşa Mektup, kongre sürecimizin örgütlü bir biçime kavuşmasının ve temel tartışma başlıklarımızın masaya yatırılmasının, kongre sürecimizden sorunlarımızı geride bırakıp güçlenerek çıkma kararlılığının temel aracı işlevini görecektir. Kongremiz bu kararlılığın ve bilincin ışığıyla toplanacaktır. Güçlü bir örgüt, büyük bir parti, sosyalist bir cumhuriyet için 12. Kongre’ye... Değerli yoldaşlar, Partimiz zor günler geçirdi. Komünistlerin birliği yaralandı. Bize yakışan, sorunlarımızı yoldaşlık hukuku içinde, kardeşçe masaya yatırmak; partinin kolektif aklına güvenerek çözüm aramak; Türkiye Komünist Partisi’nin siyasi cüretini bir adım geriye çekmeden, partinin toplumsal görevlerinin hakkını verecek bir dönüşümün önünü açmaktır. Çünkü sosyalizm, milyonlarca emekçinin sokağa çıktığı Haziran direnişi sonrası, makus talihini yenebilir, toplumsal bir güç haline gelmek üzere eşik atlayabilir. Bunun toplumsal ve siyasal zemini bugün Türkiye’de vardır. Türkiye Komünist Partisi, Türkiye işçi sınıfının iktidarı hedefleyen öncü, devrimci partisidir. Bu ülkede sosyalist bir iktidarın gündemde olduğunu bilen, bunun için mücadele eden, örgütlenenlerin partisidir. Ezberlerin değil yaratıcılığın, korkunun değil cesaretin, ufku dar olanların değil iktidarı hedefleyenlerin partisidir. Türkiye Komünist Partisi Türkiye’nin partisidir, Türkiyelidir. Türkiyelilik, komünizmin evrensel değer ve ilkeleriyle çelişmez. Aksine, mücadele ettiği topraklarda sosyalist devrimi gerçekleştirme hedefi, komünizmin evrensel ilkeler listesinin ilk sıralarında yazmaktadır. Türkiye Komünist Partisi, yüzyıllardır sömürü ve dinci kuşatma altında savaşların, zulmün ve taassubun kol gezdiği bölgemizde, aydınlanmacı ve anti-emperyalist toplumsal mücadelelerin, bölge halklarının sosyalizmle buluşması için tarihsel bir öneme sahip olduğunun farkındadır. Türkiye Komünist Partisi, örgütsel mekanizmalarını öncülük bağlamında kurgularken siyasi sorumlulukları ile uyumlu bir konumlanış almalıdır. Türkiye Komünist Partisi, bütün mekanizmalarının bir kişi ya da tek tek kişiler ekseninde belirlendiği, görevlendirmelerin politik gelişkinlik, deneyim ve liyakat kriterinden ziyade kişisel bağlılıklar üzerine hayata geçirildiği, kurulların, katılım ve tartışma mekanizmalarının işlemediği/işletilmediği bir parti olamaz. Partimiz, bugüne kadar tek tek kişiler, belli gruplar üzerinden tarihi yazılan Türkiye komünist hareketinin makus kaderini kırmış bir partidir. İç yaşantısı, korku ve kuşkular üzerinden belirlenemez. Türkiye Komünist Partisi, zengin toplumsal ve sınıfsal dinamiklere öncülük etme iddiasında olan komünistlerin partisidir. Kadrolarını toplumsal-siyasal misyonlarla kuşatmayı hedefler. Örgütün omurgasını üretkenlik ve güven oluşturur. Siyasal üretkenliğin ve güven ilişkisinin olduğu yerde inisiyatif alan kadrodan korkulmaz. Türkiye Komünist Partisi, Haziran Direnişi’nde 12 Eylül gericiliğiyle hesaplaşan, AKP rejiminin İkinci Cumhuriyet sevdasını yerle bir eden, bir karanlık devri kapatan ancak politik önderlik ve örgütlenme arayışına henüz yanıt bulamamış halkın biricik umut kaynağıdır. Türkiye Komün ist Partisi, yalnız Türkiye için değil dünyada da en zor sorulardan biri olan işçi sınıfının öncü partisiyle gençlik dinamiğinin buluşabileceği tarihsel bir fırsat yakalamıştır, bu fırsatı değerlendirmelidir. Türkiye Komünist Partisi, bekleyişin, durağanlığın, ezberlerin değil atılımların partisidir. Türkiye Komünist Partisi devrimci bir geleneğin bugünkü taşıyıcısıdır. Bu gelenekte cesaret vardır, mücadele vardır, iddia vardır, irade vardır, sosyalist iktidar arayış vardır. Bu gelenek Bakü’den Ankara’ya gitme cesaretidir. Kore Savaşı’na hayır diyebilme cesaretidir. 60’larda sosyalizm fikrini halkla buluşturma arayışıdır. 70’lerde “Atılım” diyebilmektir. “Teorik ihtilalcilik” diyebilme iradesidir. 12 Eylül ve 89-91 karşı devrimci sürecinin solu itmeye çalıştığı liberalizm kulvarına girmemektir. “Özelleştirmeye hayır”, “Avrupa Birliği’ne hayır”, “Ergenekon oyununa gelmeyiz” “İkinci Cumhuriyet’e Hayır” diyebilme iradesi ve cesaretidir. Türkiye Komünist Partisi bu geleneğini gözü gibi korur. TKP köklü bir partidir. Bu kökün, ancak ışıkla, suyla havayla buluştuğunda filizleneceğini bilenlerindir. Tüm üyelerimizi, gerçek sorunlarımızı tartışmak, birliğimizi sağlamak, örgütsel dönüşümümüzü tamamlamak, TKP’yi artık ülkemizin ve emekçi halkımızın kaderini değiştireceğimiz döneme taşıyacak bir irade oluşturmak üzere kongre sürecini hep birlikte örgütlemeye davet ediyoruz. Biz partimize ve yoldaşlarımıza güveniyoruz. Şimdiye kadar KHK toplantıları da dahil olmak üzere her platformda defalarca dile getirdiğimiz gibi, tüm üyelerimizin katılacağı, her parti üyesinin düşüncelerini kürsüden dile getirebileceği ve parti kurullarının seçimle belirleneceği bir kongre düzenleyeceğimizi ilan ediyoruz. Partinin birliği ve geleceği hakkında karar verilecek tek yerin, tek bir kongre zemini olduğunu düşünen bizler, bütün yoldaşlarımızı yukarıda tarif ettiğimiz şekilde düzenlenecek 12. Kongre’ye, partinin birlik zeminine davet ediyoruz. Partimiz, siyasal, ideolojik, örgütsel birikimi ile ve bu birikimi geleceğe taşıma iddiasındaki kadrolarıyla bu görevlerin de üstesinden gelecektir. 21 Haziran Cumartesi günü il-ilçe komitesi ve büro üyeleriyle İstanbul ve Ankara’daki TKP Genel Merkez binasında yapılacak ilk toplantılarla kongre çalışmalarını başlatacağımızı ilan ediyoruz. Yoldaşça… Ahmet Tarık Yenil Aysel Tekerek Barış Tercioğlu Doğan Ergün Emrah Akansu Erkan Baş Erçin Fırat Kamil Tekerek Kurtuluş Kılçer Metin Uçak Metin Çulhaoğlu Yavuz Karamahmutoğlu 1