JR. by Campaign July 2016 - Page 45

VIBE EVENTS İstanbul’da Temmuz... Tropikal iklime alıştığımız Temmuz ayında bunaltıcı sıcaklar ve arada gelen yağmurlarla neye uğradığımızı şaşırmaya devam ediyoruz. Bu dönemde astrolojiden daha çok inandığımız inişli çıkışlı hava durumu, ruh halimizin voltajıyla iyiden iyiye oynuyor. Çalışan insanın yaz ritüeli de maalesef bu havada ayağa dolanan deniz suyu ve kumlar gibi olmuyor. Örneğin; Üsküdar motoruna gidene kadar yürüdüğünüz asfalt, bindiğiniz daracık sarı dolmuş, şangırdayan bozuk paralar ve çantanızı altüst eden İstanbulkart bulma savaşı... Motorda boğazı görmek ve üst katta güneş vuracak tarafa denk gelecek şekilde yerleşmek güzel ve mini bir tatilin başlangıcı. Temmuz ayında şehirdeyseniz gün içinde iki dozdan beşer dakikalık motor macerası hiç de fena gitmiyor. Gözlerinizi kapatıp az sonra denize girecekmiş gibi içinize çektiğiniz deniz havası ve elinizde tuttuğunuz “iced latte”yi yudumlarken ağzınızda yayılan “Lyncburg lemonade” tadı sadece hayal gücünüze kalmış küçük bir seyahat. Tüm sene çalışıp 14 güncük tatili hak ettiğinizi düşünen sistem sağ olsun, çıktığınız kısa tatillerden elinizde kalan sıfır ise boğazla yetinmeyi öğrenmek şart. Şehirde hiç de fena etkinlikler olmadığını bilmek ise biraz olsun sizi rahatlatabilir. İstanbul’da neredeyse her hafta çok iyi etkinlikler çalışan atom karıncalar için hazır ve nazır. 9 Temmuz Cumartesi, gün Babylon Kilyos semalarından, “downtempo” ve “house” baharatlı Romare performansı ile batıyor. Bir sonraki hafta, 17 Temmuz Pazar günü One Love Festival 15, akışkan “lineup”ı ile çocukluğumuzu gençliğimize teslim ettiğimiz topraklar olan Parkorman’dan kanımıza karışıyor. 23 Temmuz Cumartesi 23. İstanbul Caz Festivali kapsamında gerçekleşen konserde, Joss Stone inanılmaz sesi ile ergenliğimizi bize geri getiriyor ve suda eriyen şeker müzikle havaya karışıyoruz. 26 Temmuz Salı ise “bucket list”imize bir tik daha atıyoruz ve ayakta biletleri 1 hafta içinde tükenen Muse’u Küçükçiftlik Park’ta dinleme şansına Boğaza düşen yılana sarılır Biliyorum hep içinizden “Hafta sonu 3 gün olsun” sloganları atıyorsunuz, biliyorum Pazartesi sendromu postları atmaktan bir hal oldunuz ve biliyorum sadece hafta sonu için uzak diyarlara gitme planları yapmak hiç gerçekçi olmuyor. O sebeple çok uzaklaşmadan nerede peynir gibi bembeyaz cildimizin rengini döndürürüz diye yakın rotaları toparladım. Yol için verecek sadece iki saatim var diyorsanız aşina olduğumuz Adalar ve Kilyos rotaları güzel birer seçenek. Adaların en sonuncusu olan Büyükada tesisleri, aldığı turist sayısı dolayısıyla biraz daha kaliteli ama kötü yemek ve müzikle karşılaşma olasılığınız muhtemel. Büyükada’dan sonra bir tekne ile geçeceğiniz Sedef Adası’nda bu ihtimaller biraz daha azalıyor. 2-3 tesisin olduğu küçücük Sedef Adası, kara parçasından kopmuş hissine kapılmanızı sağlayacak yerler arasında. Diğer rota Kilyos ise müzik ve ortam açısından biraz daha çekilebilir kafalarda. Geceyi gündüze, gündüzü geceye bağlayan Babylon Kilyos, Suma Beach ve High Beach (Kafes) gibi yerlerde kışın “clubber”ları, yazın çiçek çocuklarına dönüşüyor. Temmuz ayında bu semalardan gelen festival ve performans haberleri ise bitmek bilmiyor. Mekanların sosyal medya hesaplarını takip etmekte fayda var. “Bucket list”ler ağlıyor! Başka şehirlere kaçan festivallerin inadına, Temmuz ayında Sena Hayta (26) İçerik Geliştirme, Sobraz 194 sn nail oluyoruz. Sıcacık ekmeğe sürülen tereyağ ardından üzerine gelen çilek reçeli gibi haz duyacağınız bir kapanış yapmak istiyorsanız 30 Temmuz Cumartesi günü Suma Beach’te, bizim zamanların efsane dj ve prodüktörü Seth Troxler’ı dinleyerek geceyi gündüze bağlayabilirsiniz. Dilimizin 6. hissi Dünyanın ve Türkiye’nin birçok yerinden göç alan bu şehirde rutine bağladığınız tatlar dışında keşfedilesi lezzetler kimi zaman tarihi bir binada, kimi zaman girmeye korktuğunuz bir sokağın köşesinde, kimi zaman da bir festivalde karşınıza çıkabilir. Yeni bir oluşum olan Nerds Of Dining & Entertainment (N.O.D.E) da bunlardan biri. Damak tadına “spin” attıracak gastronomi oluşumu N.O.D.E, kurucusu olan iki şefin aklından geçen haz dolu ve deneysel tarifleri sofranın dışına taşıyor. Farklı aktivitelerde, antenleri yeniliklere açık insanlarla buluşan N.O.D.E, daha önce Suma Space’te yaptığı Maksat Muhabbet buluşması ile dilin de 6. hissi olduğunu kanıtladı ve yakın zamanda festivallerde de yer alarak yemek alanının sıkıcı menülerine aparkat attı. Dikkatleri çeken diğer bir oluşum ise farklı ülke ve kültürlerin geleneksel tatlarını kolektif bir bakış açısıyla sunan Kadıköy’deki Komşu Kafe Collective’in yemek geceleri. Bir yandan farklı kültürlerin lezzetlerini tadarken bir yandan da oluşuma minik de olsa katkı sağlayarak hem karnınızı hem de ruhunuzu doyurabilirsiniz. İçin dışın bir olsun... Dünyaya ve ülkemize karşı sabrımızı sınadığımız bu günlerde hepimiz farklı dışa vurum yöntemleri ile tepkimizi gösteriyoruz. Kimi zaman sosyal medya hesaplarından, kimi zaman sadece giydiğimiz bir kıyafetle, kimi zaman ise herkesin olmaktan korktuğu bir yerde bulunarak düzenin omzunu şöyle hafifçe dürtüyoruz. Bu dışa vurum yöntemlerinden biri olan sanat da özellikle bu şehirde hayatımızın bir parçası. Türkiye’deki çoğu şehre göre çıplak gözle daha fazla eser görebiliyor, bir sanatçının ruhumuza direkt olarak dokunmasına daha çok izin verebiliyoruz. Kısa bir süre önce Beşiktaş’ta dolaşırken önlükleriyle şaraplarını yudumlayan tiplerin olduğu bir atölyeye denk gelmiş olabilirsiniz. Atelier X, resim yapan yapamayan 4-5 kişilik grupları bir araya topluyor ve hafta içi gerçekleşen 2-3 saatlik “workshop”lar ile dışavurumun binbir halinden birini anlamlı anlamsız lekeler ile kağıt üzerine aktarmanızı sağlıyor. Sözlerle anlatamadığınızı renkler, mürekkepler ve lekelerle anlatmak ist \[^][Y\8&Z[X[YYXH\\\,[[ܚ[[\[HY[X[\[^][Y\]\B[\ZYۚB B