Draje Dergi Draje Dergi || İsyankâr Draje - Page 138

Çıkan kısmın özeti: Gece uzun, mevzu çok akıllıymış. Yılanların bastırıldığı her noktadan fosilleşmiş o mavi kuşu görürler. Eskilere göre bütün olasılıkların sınırsız bir yelpaze halinde önümüze dizildiği sivilceler büyür. Sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, asık suratlı bir otobüs teyzesi olmaktan bahsediyordu. Erimekte olan bir dünyanın hayaliyle zaman geçiyor. Yokluğumuzda hepiniz hayatta kaldınız demeyin bana. Gerçi Bukowski alıntısı demeye yeltenecek ilk filozofun ağzına sıçayım. Çoğunlukla dile getirilmeyen çıtamızla biz reklam canavarlarına dönüşürüz. Umut asi zamanlarda şarap içer. Belki de o yüzden bitişlere meraklı çıtalar dört yıl boyunca bekledi. Ama hayat kısa ipe gerilmiş şıngır mıngır musiki nameleri arasında göğe bakarak iç çekiyordu. Bir sokak müzisyeni şuursuzca dinlenmeli. Sonra bir gece odamda otururken böylesine kendinden emin bir davulcu yavaş yavaş kendi yolunu çizmeye başlıyor. Sadece o tarifsiz punk sistemini çitleyip kahve içerken Arka Sokakları izlemek zaman zaman gerekli bir şey. Her grup bunu yapıyor. O zaman ergenliğin bununla ilgisi peçetenin arasında. Sıcak bir meme denilen şey de askerden sonra mezarımı kazıyor. Olgun bedenlerin kokusu koştukça uzaklaşıyorsa, abazalıktan ölen Normandiya bölgesindeyiz. Fransız bir anne ve Çinli bir babanın kızı olan Alan Moore bir süper kahraman için bile fazla melankolik. Aidiyet ve çocukluktan hiç ayrılamayacak hep kırılgan ve hayalperest kalacaktır. Ütopya çoluk çocuğa karıştı misal. Kötü Kedi Şerafettin yukarda birbirini tutmadan aynam olsaydı bari. Bilmiş bilmiş konuşan korku hayatımızı kuşatan o boğucu ciddiyet zorunluluğunun dışında duran küçük Esmeralda dört ayaklı kardeşler için koştururken ERGEN albümü raflarda.