Beşiktaş Belediyesi Dergisi - Page 88

Haberler Atatürk ün manevi kızı lkü Adatepe yi kaybettik Yaşı kaç olursa olsun bu memlekette ilkokul sıralarına oturan hemen herkes, kitaplarda Atatürk’ün onunla çekilmiş olan fotoğraflarına özenerek baktı... Nesiller değişse de; bu ülkede doğmuş olan milyonlarca çocuğun hayalini yaşayan isim oldu Ülkü Adatepe... Okumayı öğrenirken kara tahtanın önünde gördük onu. Yanında Atatürk... Sonrasında kısacık saçları ve çocuk gülüşüyle hayat bilgisi kitaplarımızda çıktı karşımıza. Sımsıkı tuttuğu ve son nefesine kadar hiç bırakmadığı el Mustafa Kemal’e aitti. O Atatürk’ün yadigârı, manevi kızı Ülkü Adatepe’ydi. ayırmıyordu. Çok yorgun olduğu zamanlarda bile Ülkü’yü kıramaz ve ona vakit ayırırdı. Ülkü artık adeta Atatürk’ün çocuklara olan sevgisinin simgesi haline gelmişti. Manevi babası Atatürk’ü kaybettiğinde altı yaşında olan Ülkü bu süreçte eğitimini tamamlayamadı ve genç yaşta evlendi. İlk evliliğini Atatürk’ün bir diğer manevi kızı olan Sabiha Gökçen’in amcasının oğlu olan üsteğmen Fethi Doğançay, ikinci evliliğini yağ tüccarı Yeşua Bensusen, üçüncü evliliğini ise işadamı Öke Adatepe ile yaptı. İlk evliliğinden iki erkek çocuk sahibi oldu. Son nefesine kadar Atatürk ilke ve inkılâpları ışığı altında yaşayan Ülkü Adatepe bu büyük mirası bizlere devrederek ve ardında büyük bir acı bırakarak sonsuzluğa uğurlandı. Geçtiğimiz ay geçirdiği trafik kazası sonucu hayata gözlerini yuman Ülkü Adatepe 80 yıllık ömrüne öyle güzel anılar sığdırdı ki; bu millet için o her zaman Atatürk’ün kitaplardaki güler yüzlü küçük kızı olarak kalacak ve onlarca nesil daha ona özenerek büyümeye devam edecek. Ülkü Adatepe, Atatürk’ün çok sevdiği, gözbebeği en küçük manevi kızıydı. Mustafa Kemal Atatürk ’ün annesi Zübeyde Hanım’ın evlatlık olarak yetiştirip büyüttüğü Vasfiye Hanım ile Fransızca öğretmeni ve aynı zamanda gar şefi olan Mehmet Tahsin Çukurluoğlu’nun kızı olarak dünyaya geldiğinde takvimler 27 Kasım 1932’yi gösteriyordu. Vasfiye Hanım ile Mehmet Bey’in çocukları olacağını öğrendiğinde ister kız, ister erkek olsun Ülkü isminin verilmesini isteyen Mustafa Kemal, henüz 9 aylık bir bebekken küçük Ülkü’yü Çankaya Köşkü’ne aldırdı ve biraz büyüdüğünde onu yurt gezilerine dahi götürmeye başladı. Daha çok küçük olmasına rağmen Mustafa Kemal’i her gördüğünde tanıyan ve kollarına atılmak isteyen bir bebekti. Ülkü’nün bu sıcakkanlı tavırları ve Ata’ya olan sevgisi karşılıksız kalmıyordu. Bazen Atatürk’ün kucağında sesi çıkmadan saatlerce kalır ve saatiyle oynamayı çok severdi. “Zekâyı takdir ederim; bu çocukta kıymetli bir zekilik görmekteyim, Ülkü ile onun için alakadar oluyorum” diyen Mustafa Kemal bu küçük kıza çok özel bir sevgi besliyor ve yanından 88 B+ SONBAHAR