Beşiktaş Belediyesi Dergisi - Page 60

Duvar mozaikleri 4. Levent’in hazineleri Yazı ve Fotoğraf FERDA ÇA LAYAN tlas İstanbul dergisinde 2003 yılında, “Sanata Düşman Şehir 4. Levent” başlığıyla 4. Levent Toplu Konutları’nın dış cephe duvarlarını süsleyen mozaik resimlerini gündeme taşımıştım. Sonraki yıllarda başka dergilerde de yazmayı sürdürdüm. Bugün hiçbiri hayatta olmayan Türk resminin en önemli sanatçılarının, ustalarının 4. Levent Toplu Konutları duvarlarına yaptıkları değerli resimlerin korunması için dikkat çekmek ve bir duyarlılık geliştirmek umuduyla. Ama hiçbir olumlu gelişme olmadı, hiçbir kişi ve kurum bu konuda harekete geçmedi ve kaderine terk edilen resimler teker teker yok ediliyorlar. Sitenin duvarlarında bulunan, Türk resminin en önemli sanatçılarından Bedri Rahmi ve Eren Eyüboğlu’nun, Sabri Berkel, Nurullah Berk, Ercüment Kalmuk ve Ferruh Başağa’nın paha biçilemez değerdeki resimlerinden bugün geriye sadece 9 tanesi ulaşabilmiş. Oysa sitenin ilk yapıldığı dönemdeki mozaik pano sayısı 23 iken 2003 yılında bu sayı 17 idi. A 60 B+ SONBAHAR Türk resminin en önemli sanatçılarının 1950’li yıllarda 4. Levent Toplu Konutları duvarlarına yaptıkları mozaikler, sanatı kentle ve kentin özgün mimari yapılarıyla buluşturan eşsiz örneklerdi. 4. Levent Sitesi, uzun yıllar sakin, gösterişsiz, huzurlu bir yaşama evsahipliği yapan kimliğini korusa da, 1980’den sonra inşaat istilasıyla birlikte semtin görünümü hızla değişti. İlk istila, işyerleriyle geldi. Konutlar bir bir lokanta, kafe, ofis, mağaza oluverdi. Bu işyerlerinin tabelaları, reklam panoları da gelip o muhteşem duvar resimlerinin üzerine vidalandı. Sonra klima çağı başladı, duvarlar delindi ve klima motorları çakıldı, ışıldayan mozaik panoların üzerine. Bu da yetmedi mağaza, dükkân sahipleri vitrin açmak için duvarlardaki bu mozaik panoları gözlerini kırpmadan yıkıp attılar. Birçok resmin üzeri sıvandı, boyandı. İnsanların erişemediği yükseklikte bulunan ve insan tahribatından kurtulan mozaik panolar ise üç beş kuruş uğruna reklam panoları altında bırakılarak izleyicisinden koparıldılar. Sayısı her geçen gün artan dev boyutlarıyla ölçü ve sınır tanımayan bu reklam panoları birer ibret tablosu olarak bugün de karşımızda duruyor. Sanat tarihimizin açık alanda, mimaride bulunan nadide örnekleri değer bilmezliğin, sahipsizliğin, tepkisizliğin, güzelliğe karşı düşmanlığın sert darbeleri altında yok edildiler.